Uzay ekonomisinde Türkiye’nin yükselen gücü

Gündem (AA) - Anadolu Ajansı | 03.04.2025 - 12:49, Güncelleme: 03.04.2025 - 12:49 357 kez okundu.
 

Uzay ekonomisinde Türkiye’nin yükselen gücü

Uzay ekonomisinde Türkiye’nin yükselen gücü
ANKARA-BHA Türkiye, uzay ekonomisine entegrasyonunu hızlandırarak, bu alanda bir üretici güç olmayı hedefliyor. Geçen yıl sonu itibarıyla 596 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşan küresel uzay ekonomisinde, Türkiye konumlama sistemlerinden robotiğe, optik haberleşmeden yapay zekaya kadar çeşitli kritik teknolojilere odaklanarak yerini sağlamlaştırmayı amaçlıyor. Milli Uzay Programı çerçevesinde tarihi adımlar Türkiye, Milli Uzay Programı kapsamında önemli adımlar atarken, özel sektörün de bu alandaki payını artırmasına olanak sağlayacak. Uzay çalışmalarının geleneksel olarak devletler eliyle yürütülmesinin ardından özel sektörün bu alanda artan yatırımları, rekabeti hızlandırdı. "Yeni uzay" dönemiyle birlikte uzaya yatırım yapan ülke sayısı 2000’lerin başındaki 30'dan, 2020'ler itibarıyla 80'in üzerine çıktı. 2015-2020 yıllarında ise uzay harcamaları yüzde 20 oranında arttı. Uzay pazarında büyüme beklentisi Küresel uzay ekonomisi 2024 itibarıyla 596 milyar dolar olarak hesaplanmışken, bu pazarın 2033 yılında 1 trilyon dolara ulaşması bekleniyor. Bu büyümenin büyük ölçüde uydu verilerini kullanan çözümler tarafından tetikleneceği öngörülüyor. Uzay ekonomisindeki yıllık büyüme oranının yüzde 9 civarında olması, küresel gayri safi yurt içi hasıla büyümesinin oldukça üzerinde bir tahmin olarak dikkat çekiyor. Türkiye’nin stratejik hedefleri Türkiye, uzay ekonomisinde önemli adımlar atmayı sürdürüyor. Milli Uzay Programı çerçevesinde, insanlı uzay yolculuğunun gerçekleştirilmesinin ardından Ay Programı kapsamındaki projelere de hız kesmeden devam edilecek. Bu süreçte özellikle "kritik teknolojiler" olarak tanımlanan cihaz ve teçhizatların üretimi ön planda olacak. Geliştirilecek roket ve uydu motorları, iniş sistemleri ve navigasyon teknolojileri sayesinde Türkiye, küresel uzay ekosisteminde önemli bir oyuncu olmayı hedefliyor. Bölgesel konumlandırma ve uzay limanı hedefi Türkiye’nin bölgesel konumlandırma ve zamanlama sistemleri kurma hedefi, ekonomik fırsatlar yaratmayı vaat ediyor. Bu sistemle dışa bağımlılığın azaltılması ve ülkenin küresel pazarda daha güçlü bir yer edinmesi amaçlanıyor. Ayrıca, Türkiye'nin uzay limanı kurma hedefi doğrultusunda, uydu pazarındaki büyüme ile birlikte, ekonomik kazanç sağlanması bekleniyor. Derin uzay çalışmaları ve teknoloji üretimi Türkiye, uzay destek sistemlerine yaptığı yatırımlar ve derin uzay çalışmalarına verdiği önemi artırmayı sürdürüyor. Milli Uzay Programı çerçevesinde, uzay ekonomisinde öncelikli yer edinmek ve bu alanda küresel düzeyde söz sahibi olmak hedefleniyor. Aynı zamanda, Türkiye’nin uzay araştırmalarında geliştirmeyi planladığı teknolojiler arasında gelişmiş itki sistemleri, yazılım tanımlı radyo (SDR) teknolojileri, optik haberleşme sistemleri ve güvenli güç depolama teknolojileri yer alıyor. Yeni nesil malzemeler ve uzay araçları Uzay görevlerinin verimliliğini artırmaya yönelik robotik, otomasyon ve yapay zeka gibi teknolojilerin yanı sıra, dayanıklı ve hafif uzay araçlarının yapımında kullanılacak yeni nesil malzemelerin üretimi de planlanıyor. Bu, malzeme bilimi ve eklemeli üretim teknolojileri ile şekillendirilecek. Türkiye'nin Milli Uzay Programı'ndaki her bir hedefi, ülkenin uzay ekonomisine daha güçlü bir şekilde entegre olmasını sağlayacak ve Türkiye'yi sadece bir tüketici değil, aynı zamanda bir teknoloji üreticisi konumuna getirecek.
Uzay ekonomisinde Türkiye’nin yükselen gücü
ANKARA-BHA Türkiye, uzay ekonomisine entegrasyonunu hızlandırarak, bu alanda bir üretici güç olmayı hedefliyor. Geçen yıl sonu itibarıyla 596 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşan küresel uzay ekonomisinde, Türkiye konumlama sistemlerinden robotiğe, optik haberleşmeden yapay zekaya kadar çeşitli kritik teknolojilere odaklanarak yerini sağlamlaştırmayı amaçlıyor. Milli Uzay Programı çerçevesinde tarihi adımlar Türkiye, Milli Uzay Programı kapsamında önemli adımlar atarken, özel sektörün de bu alandaki payını artırmasına olanak sağlayacak. Uzay çalışmalarının geleneksel olarak devletler eliyle yürütülmesinin ardından özel sektörün bu alanda artan yatırımları, rekabeti hızlandırdı. "Yeni uzay" dönemiyle birlikte uzaya yatırım yapan ülke sayısı 2000’lerin başındaki 30'dan, 2020'ler itibarıyla 80'in üzerine çıktı. 2015-2020 yıllarında ise uzay harcamaları yüzde 20 oranında arttı. Uzay pazarında büyüme beklentisi Küresel uzay ekonomisi 2024 itibarıyla 596 milyar dolar olarak hesaplanmışken, bu pazarın 2033 yılında 1 trilyon dolara ulaşması bekleniyor. Bu büyümenin büyük ölçüde uydu verilerini kullanan çözümler tarafından tetikleneceği öngörülüyor. Uzay ekonomisindeki yıllık büyüme oranının yüzde 9 civarında olması, küresel gayri safi yurt içi hasıla büyümesinin oldukça üzerinde bir tahmin olarak dikkat çekiyor. Türkiye’nin stratejik hedefleri Türkiye, uzay ekonomisinde önemli adımlar atmayı sürdürüyor. Milli Uzay Programı çerçevesinde, insanlı uzay yolculuğunun gerçekleştirilmesinin ardından Ay Programı kapsamındaki projelere de hız kesmeden devam edilecek. Bu süreçte özellikle "kritik teknolojiler" olarak tanımlanan cihaz ve teçhizatların üretimi ön planda olacak. Geliştirilecek roket ve uydu motorları, iniş sistemleri ve navigasyon teknolojileri sayesinde Türkiye, küresel uzay ekosisteminde önemli bir oyuncu olmayı hedefliyor. Bölgesel konumlandırma ve uzay limanı hedefi Türkiye’nin bölgesel konumlandırma ve zamanlama sistemleri kurma hedefi, ekonomik fırsatlar yaratmayı vaat ediyor. Bu sistemle dışa bağımlılığın azaltılması ve ülkenin küresel pazarda daha güçlü bir yer edinmesi amaçlanıyor. Ayrıca, Türkiye'nin uzay limanı kurma hedefi doğrultusunda, uydu pazarındaki büyüme ile birlikte, ekonomik kazanç sağlanması bekleniyor. Derin uzay çalışmaları ve teknoloji üretimi Türkiye, uzay destek sistemlerine yaptığı yatırımlar ve derin uzay çalışmalarına verdiği önemi artırmayı sürdürüyor. Milli Uzay Programı çerçevesinde, uzay ekonomisinde öncelikli yer edinmek ve bu alanda küresel düzeyde söz sahibi olmak hedefleniyor. Aynı zamanda, Türkiye’nin uzay araştırmalarında geliştirmeyi planladığı teknolojiler arasında gelişmiş itki sistemleri, yazılım tanımlı radyo (SDR) teknolojileri, optik haberleşme sistemleri ve güvenli güç depolama teknolojileri yer alıyor. Yeni nesil malzemeler ve uzay araçları Uzay görevlerinin verimliliğini artırmaya yönelik robotik, otomasyon ve yapay zeka gibi teknolojilerin yanı sıra, dayanıklı ve hafif uzay araçlarının yapımında kullanılacak yeni nesil malzemelerin üretimi de planlanıyor. Bu, malzeme bilimi ve eklemeli üretim teknolojileri ile şekillendirilecek. Türkiye'nin Milli Uzay Programı'ndaki her bir hedefi, ülkenin uzay ekonomisine daha güçlü bir şekilde entegre olmasını sağlayacak ve Türkiye'yi sadece bir tüketici değil, aynı zamanda bir teknoloji üreticisi konumuna getirecek.
Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve worldwideweb.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.